Image

Aşure Yapımı: Tam Ölçülü Geleneksel Aşure Tarifi

13 Temmuz 2026 14:17
News

Aşure yapımı; aşurelik buğday, nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru meyveler ve kuruyemişlerin doğru sırayla pişirilmesine dayanır. Geleneksel aşure tarifinde lezzet kadar kıvam, renk ve tane yapısı da önemlidir. İyi hazırlanmış bir aşure ne çorba gibi sulu ne de soğuduğunda kaşığın içinde zor hareket edecek kadar koyu olmalıdır. Buğday taneleri açılmalı, nohut ve fasulye yumuşamalı ancak tamamen dağılmamalı, kuru meyveler ise karışımın içinde erimeden lezzetini korumalıdır.

Aşurenin en güzel tarafı, farklı ürünlerin aynı tencerede birbirini tamamlamasıdır. Bu nedenle aşure, yalnızca geleneksel bir tatlı değil; bereketin, paylaşmanın ve birlikte olmanın simgesi olarak kabul edilir. Özellikle Muharrem ayında hazırlanan aşureler komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine ikram edilir.

Başarılı bir aşure yapımının sırrı çok fazla malzeme kullanmak değil, doğru malzemeyi doğru zamanda tencereye eklemektir. Buğday, nohut ve kuru fasulye uzun sürede pişerken kuru üzüm, kayısı ve incir çok daha kısa sürede yumuşar. Şekerin erken eklenmesi bakliyatların sert kalmasına, cevizin tencereye konulması aşurenin kararmasına, suyun az kullanılması ise aşurenin soğuduğunda gereğinden fazla koyulaşmasına neden olabilir.

Bu rehberde yaklaşık 20-25 kişilik, açık renkli, dengeli tatlılığa sahip ve tane dokusu korunan geleneksel bir aşure hazırlayacağız. İhtiyacınız olan buğday, nohut, kuru fasulye, kuru meyve, kuruyemiş ve baharatları Hicret Kuruyemiş’in aşure malzemeleri kategorisinden inceleyebilirsiniz.

Aşure Yapımına Başlamadan Önce Nasıl Hazırlık Yapılır?

Aşure yapımının en önemli aşamalarından biri, pişirmeden önce yapılan hazırlıktır. Buğday, nohut ve kuru fasulyeyi doğrudan aynı tencereye koyarak pişirmeye çalışmak hem süreyi uzatır hem de malzemelerin farklı derecelerde yumuşamasına neden olur. Bu nedenle aşure hazırlığına mümkünse bir gece önceden başlanmalıdır.

İlk olarak aşurelik buğdayı geniş bir kabın içine alın. Üzerine bol su ekleyerek elinizle hafifçe karıştırın ve bulanık suyu dökün. Bu işlemi su büyük ölçüde berraklaşıncaya kadar birkaç kez tekrarlayın. Buğdayın iyi yıkanması, aşurenin daha açık renkli ve temiz aromalı olmasına yardımcı olur.

Yıkanmış buğdayı aşureyi pişireceğiniz büyük tencereye aktarın. Üzerini yaklaşık dört parmak geçecek kadar su ekleyin ve 10 dakika kaynatın. Ardından ocağı kapatın, tencerenin kapağını örtün ve buğdayı sabaha kadar sıcak suyunda bekletin. Bu yöntem buğday tanelerinin su çekmesini ve ertesi gün daha hızlı açılmasını sağlar.

Nohut ile kuru fasulyeyi aynı kapta bekletmemek gerekir. İki bakliyatın su çekme ve pişme süreleri birbirinden farklı olabilir. Nohudu ayrı, kuru fasulyeyi ayrı bir kaba alın. Üzerlerine bol miktarda su ekleyerek en az 8 saat bekletin. Su seviyesi ürünlerin birkaç parmak üzerinde olmalıdır; çünkü bakliyatlar bekledikçe hacim kazanır.

Kuru üzüm ve kuş üzümünü bir gece önceden suda bırakmak gerekmez. Uzun süre bekletilen kuru üzümler aromasını suya bırakabilir ve gereğinden fazla yumuşayabilir. Bu ürünleri aşureyi pişirmeden kısa süre önce yıkamak ve 10-15 dakika ılık suda bekletmek yeterlidir.

Kuru kayısı ve kuru incirleri yıkadıktan sonra eşit büyüklükte küçük parçalar hâlinde doğrayabilirsiniz. Meyvelerin çok büyük doğranması her kaşıkta dengeli bir dağılım oluşmasını engeller. Çok küçük doğranması ise pişirme sırasında parçalanmalarına neden olabilir. Yaklaşık nohut büyüklüğündeki parçalar uygun olacaktır.

Ceviz, fındık, badem ve Antep fıstığı gibi kuruyemişleri önceden ayıklayın. Cevizi doğrudan tencereye eklemek yerine sunum sırasında kullanmak daha doğru olur. Cevizin doğal rengi aşureye geçebilir ve açık renkli olması istenen karışımı koyulaştırabilir.

Bademi aşurenin içinde kullanmak isterseniz üzerine sıcak su dökerek birkaç dakika bekletebilir ve kabuklarını soyabilirsiniz. Kabuksuz badem hem daha açık bir görünüm oluşturur hem de aşurenin içinde daha yumuşak bir doku kazanır.

Aşure pişirirken sık sık sıcak su gerekebileceği için ayrı bir tencerede kaynar su bulundurun. Pişirme sırasında soğuk su eklemek tencerenin sıcaklığını aniden düşürür. Sıcak su kullanmak ise kaynama düzeninin korunmasına yardımcı olur.

Aşure yapımında kullanılacak tencere de önemlidir. Malzemeler piştikçe şişeceği ve su ekleneceği için başlangıçtaki karışım tencerenin yarısından fazlasını doldurmamalıdır. Yaklaşık 20-25 kişilik aşure için geniş tabanlı, en az 8-10 litrelik bir tencere tercih edilebilir.

20-25 Kişilik Aşure Malzemeleri ve Ölçüleri

Tam ölçülü aşure yapımında malzemelerin birbirine oranı, kullanılacak toplam çeşit sayısından daha önemlidir. Buğdayın çok fazla kullanılması soğuduğunda katılaşan bir aşureye, bakliyat miktarının yüksek olması ağır bir tada, kuru meyvelerin fazla olması ise aşırı tatlı ve koyu renkli bir karışıma neden olabilir.

Aşağıdaki ölçülerle kâse büyüklüğüne bağlı olarak yaklaşık 20-25 porsiyon aşure hazırlanabilir.

Ana malzemeler:

  • 2 su bardağı aşurelik buğday, yaklaşık 350-400 gram
  • 1 su bardağı nohut, yaklaşık 180 gram
  • 1 su bardağı kuru fasulye, yaklaşık 180 gram
  • Yarım su bardağı pirinç, yaklaşık 80 gram
  • 4-4,5 litre sıcak su
  • 2,5-3 su bardağı toz şeker
  • 1 küçük çay kaşığı tuz

Kuru meyveler:

  • 150 gram sarı kuru üzüm
  • 75-100 gram kuş üzümü
  • 150 gram kuru kayısı
  • 100 gram kuru incir
  • İsteğe bağlı olarak 4-5 adet hurma

Aroma vermek için:

  • Bir adet portakalın rendelenmiş dış kabuğu
  • 5-6 adet karanfil
  • Bir çubuk tarçın
  • İsteğe bağlı olarak bir yemek kaşığı gül suyu

Süslemek için:

  • 100 gram ceviz içi
  • 100 gram fındık içi
  • 100 gram badem
  • Antep fıstığı
  • Nar taneleri
  • Toz tarçın
  • Susam
  • Hindistan cevizi
  • Kuru kayısı ve incir parçaları

Şeker miktarı, kuru meyvelerin tatlılığına ve damak zevkine göre değiştirilebilir. Kuru üzüm, incir ve kayısı doğal olarak tatlı olduğu için şekerin tamamını tek seferde eklemek yerine önce 2,5 su bardağı kullanmak daha doğru olur. Şeker tamamen eridikten sonra tadına bakılarak ilave yapılabilir.

Portakal kabuğu aşureye ferah bir aroma kazandırır. Ancak portakalın yalnızca renkli dış yüzeyi rendelenmelidir. Kabuk altındaki beyaz bölüm karışıma acı tat verebilir. Portakalın yüzeyi iyice yıkanmalı ve mümkünse gıda kullanımına uygun, yüzeyi işlem görmemiş bir ürün tercih edilmelidir.

Karanfili doğrudan aşure tenceresine atmak yerine küçük bir cezvede suyla kaynatabilirsiniz. Süzülen karanfil suyunu aşureye eklemek, aroma verirken sert karanfil parçalarının kâselere dağılmasını engeller.

Aşureye süt eklenmesi zorunlu değildir. Bazı tariflerde daha açık renk ve yumuşak tat elde etmek amacıyla süt kullanılabilir. Ancak süt kullanılan aşure daha hassas saklanmalıdır. Çok sayıda kişiye dağıtılacak veya birkaç gün saklanacak aşurelerde sütsüz tarif daha pratik bir seçenektir.

Aşurede kullanılacak kuru meyve ve kuruyemişlerin taze olması gerekir. Beklerken acılaşmış ceviz, aromasını kaybetmiş fındık veya aşırı sertleşmiş kuru meyveler tarifin genel lezzetini olumsuz etkileyebilir. Kuru üzüm, kayısı ve incir çeşitleri için kuru meyve, ceviz, fındık ve badem seçenekleri için kuruyemiş çeşitleri sayfasına bağlantı verilebilir.

Aşure Nasıl Yapılır? Adım Adım Aşure Yapımı

Aşure yapımının ilk gününde buğdayı yıkayıp kısa süre kaynattıktan sonra sıcak suyunda bekletin. Nohut ve kuru fasulyeyi ise ayrı kaplarda bol suyla ıslatın. Bu hazırlık, ertesi gün pişirme süresini önemli ölçüde kısaltacaktır.

Ertesi gün nohut ve kuru fasulyenin bekleme sularını dökün. Üzerlerine temiz su ekleyerek ayrı tencerelerde haşlayın. Nohut ve fasulyenin tamamen dağılması gerekmez; parmakla kolayca ezilebilecek kadar yumuşaması yeterlidir. Aşure tenceresinde de bir süre pişmeye devam edecekleri için fazla haşlanmaları tane dokusunun kaybolmasına neden olabilir.

Haşlanan nohut ve fasulyeyi süzün. Bakliyatların haşlama sularını aşureye eklemeyin. Bu sular aşurenin rengini koyulaştırabilir ve ağır bir tat oluşturabilir. Daha açık renkli ve temiz aromalı bir sonuç için yalnızca haşlanan taneleri kullanın.

Gece boyunca beklemiş buğday tenceresini ocağa alın. Buğdayın suyu çok azalmışsa üzerine sıcak su ekleyin. Orta ateşte kaynamaya başladıktan sonra ocağı kısın ve taneler açılıncaya kadar pişirin. Tencerenin dibinin tutmaması için belirli aralıklarla karıştırın. Buğdayın türüne göre bu aşama yaklaşık 40-60 dakika sürebilir.

Buğday taneleri yumuşayıp açılmaya başladığında yıkanmış pirinci ekleyin. Pirinç, buğdayın bıraktığı nişastayı destekleyerek aşurenin doğal kıvamına ulaşmasını sağlar. Pirinci ekledikten sonra yaklaşık 15 dakika pişirin.

Önceden haşlanan nohut ve kuru fasulyeyi tencereye aktarın. Malzemeleri ezmeden, tencerenin dibinden yukarıya doğru yavaş hareketlerle karıştırın. Karışım koyulaşıyorsa sıcak su ilave edin. Aşurenin bu aşamada oldukça akışkan görünmesi normaldir.

Sarı kuru üzüm ve kuş üzümünü yıkayıp 10-15 dakika ılık suda bekletin. Ardından süzerek tencereye ekleyin. Küçük küpler hâlinde doğranmış kuru kayısıları da aynı aşamada kullanabilirsiniz. Üzüm ve kayısıları yaklaşık 10-15 dakika pişirin.

Karanfilleri bir çay bardağı suyla birkaç dakika kaynatın. Karanfil parçalarını süzdükten sonra aromalı suyu tencereye ekleyin. Rendelenmiş portakal kabuğunu da bu aşamada ilave edebilirsiniz. Portakal aromasının çok baskın olmaması için bir adet portakalın kabuğundan fazlasını kullanmamak daha doğru olur.

Buğday, pirinç, nohut ve fasulyenin tamamen yumuşadığından emin olduktan sonra şekeri ekleyin. İlk olarak 2,5 su bardağı toz şeker kullanın. Şeker eridikten sonra aşurenin tadını kontrol edin. Daha tatlı bir sonuç isterseniz kalan şekeri azar azar ilave edin.

Şeker eklendikten sonra aşureyi daha sık karıştırın. Şekerli karışımlar tencerenin dibine daha kolay yapışabilir. Aşurenin dibini sıyırırken malzemeleri ezmemek için geniş bir tahta veya silikon kaşık kullanabilirsiniz.

Kuru inciri küçük parçalara bölün. İncirleri sıcak suda yaklaşık 5 dakika bekletip süzdükten sonra pişirmenin son 5-10 dakikasında tencereye ekleyin. İncirin erken eklenmesi aşurenin kararmasına ve çekirdeklerin karışımın tamamına yayılmasına neden olabilir. Çok açık renkli aşure isteyenler inciri tencereye eklemek yerine kâselere paylaştırabilir.

Son olarak küçük bir çay kaşığı tuzu ekleyin. Tuz, aşurenin tatlılığını daha dengeli hissettirmeye yardımcı olur. İsteğe bağlı gül suyu da ocağı kapatmaya yakın ilave edilmelidir.

Aşureyi ocaktan alırken akışkan olması gerekir. Kaşıktan ağır ama kesintisiz biçimde dökülen bir kıvam idealdir. Soğudukça buğday, pirinç ve bakliyatlar su çekmeye devam edeceği için sıcak aşureyi tam servis kıvamında bırakmak, sonradan fazla koyulaşmasına yol açabilir.

Aşurenin Kıvamı Nasıl Ayarlanır?

Aşure yapımında en sık karşılaşılan sorunlardan biri kıvamın doğru ayarlanamamasıdır. Aşure sıcak hâldeyken akışkan görünebilir fakat soğudukça belirgin biçimde koyulaşır. Bu nedenle aşureyi ocaktan alırken son hâlinin biraz daha akışkan olması gerekir.

Kıvamın temel kaynağı aşurelik buğday ve pirincin bıraktığı nişastadır. Geleneksel aşure yapımında çoğunlukla ayrıca nişasta kullanmaya gerek yoktur. Buğday yeterince pişirildiğinde ve taneler açıldığında pişirme suyu doğal biçimde yoğunlaşır.

Aşure çok koyu olduysa birden fazla bardak suyu aynı anda eklemek yerine azar azar sıcak su kullanın. Her su ilavesinden sonra aşureyi karıştırıp birkaç dakika kaynatın. Böylece hem kıvamı hem de tat yoğunluğunu daha kontrollü biçimde ayarlayabilirsiniz.

Su eklendikten sonra aşurenin tadını yeniden kontrol etmek gerekir. Fazla su, şeker ve meyve aromalarının hafiflemesine neden olabilir. Gerekirse çok az şeker veya karanfil suyu ilave edilebilir. Ancak bütün lezzetleri yeniden artırmaya çalışmak yerine suyu baştan kontrollü eklemek daha iyi sonuç verir.

Aşure çok sulu kaldıysa ilk olarak pişirme süresini uzatın. Tencerenin kapağını açık tutarak aşureyi kısık veya orta-kısık ateşte kaynatabilirsiniz. Bu sırada dibinin tutmaması için düzenli olarak karıştırın. Buğday ve pirinç piştikçe kıvamın yoğunlaşması beklenir.

Kıvam hâlâ çok suluysa az miktarda haşlanmış buğdayı ezerek karışıma eklemek mümkündür. Bu yöntem aşurenin doğal yapısını korur. Nişasta kullanılacaksa çok düşük miktarda kullanılmalı ve önce soğuk suyla açılmalıdır. Doğrudan tencereye dökülen nişasta topaklanabilir.

Aşure soğuduktan sonra koyulaştıysa tencereye az miktarda içme suyu ekleyerek yavaşça karıştırabilirsiniz. Aşure yeniden servis edilecekse kısa süre kontrollü biçimde ısıtılabilir. Ancak üzerine nar ve kuruyemiş eklenmiş kâselerin yeniden ısıtılması önerilmez.

Aşurenin ideal kıvamı kişisel tercihlere göre değişebilir. Bazı kişiler daha sulu ve hafif, bazıları ise daha yoğun bir aşureyi sever. Dağıtım yapılacaksa orta kıvamlı ve kaşıkla kolayca yenebilen bir sonuç hedeflenmelidir.

Kâselere paylaştırırken aşurenin tencerenin dibinde ve yüzeyinde farklı yoğunluklarda kalmaması için her birkaç porsiyonda bir tencere yavaşça karıştırılmalıdır. Böylece ilk ve son kâseler arasında buğday, bakliyat ve kuru meyve dağılımı açısından büyük fark oluşmaz.

Aşurenin Kararmaması İçin Ne Yapılmalıdır?

Açık renkli aşure elde etmek için yalnızca pişirme süresine değil, kullanılan malzemelerin hazırlanma biçimine de dikkat edilmelidir. Aşurenin kararmasının başlıca nedenleri iyi yıkanmamış buğday, bakliyatların haşlama suları, erken eklenen kuru incir ve tencere içinde uzun süre pişirilen cevizdir.

Buğdayı su berraklaşıncaya kadar birkaç defa yıkamak gerekir. İlk yıkama suyu genellikle bulanık olur. Bu su aşure tenceresinde bırakıldığında pişirme sırasında daha koyu ve ağır bir görünüm oluşabilir. Buğdayın temiz suyla hazırlanması daha aydınlık bir renk sağlar.

Nohut ve kuru fasulye mutlaka ayrı tencerelerde haşlanmalıdır. Özellikle kuru fasulyenin haşlama suyu aşurenin rengini etkileyebilir. Haşlama tamamlandıktan sonra bakliyatlar süzülmeli ve temiz şekilde buğday tenceresine alınmalıdır.

Kuru üzüm ve kuş üzümü yıkanıp kısa süre suda bekletilmelidir. Çok koyu renkli üzüm çeşitleri, açık renkli aşure isteyenler için daha düşük miktarda kullanılabilir. Sarı İzmir üzümü gibi açık renkli ürünler, aşurenin görünümünü daha az etkiler.

Kuru incir aşureyi en hızlı koyulaştırabilen malzemelerden biridir. İncir doğrandıktan sonra sıcak suyla kısa süre yıkanmalı ve pişirmenin sonuna doğru eklenmelidir. Daha açık bir sonuç için incir parçaları tencereye hiç konulmadan kâselerin tabanına veya üzerine yerleştirilebilir.

Ceviz içini aşurenin içinde kaynatmak da rengi koyulaştırabilir. Ceviz, aşure kâselere paylaştırıldıktan ve ilk sıcaklığı çıktıktan sonra kullanılmalıdır. Aynı yöntem fındık, badem ve Antep fıstığı için de uygulanabilir; böylece kuruyemişlerin çıtır dokusu korunur.

Tarçın da tencerenin tamamına yüksek miktarda eklenmemelidir. Toz tarçın aşurenin rengini ve görünümünü değiştirebilir. Tarçını servis sırasında yüzeye serpmek hem daha kontrollü bir aroma hem de daha güzel bir sunum sağlar.

Aşurenin pişirildiği tencerenin temiz ve uygun malzemeden üretilmiş olması da önemlidir. Daha önce yoğun kokulu yemek pişirilmiş veya yüzeyi zarar görmüş bir tencere aşurenin aromasını etkileyebilir. Geniş ve kalın tabanlı paslanmaz çelik tencere kullanmak işinizi kolaylaştırabilir.

Aşureyi gereğinden fazla kaynatmak da renk değişimine neden olabilir. Malzemeler tamamen yumuşadıktan ve şeker eridikten sonra aşure uzun süre yüksek ateşte bırakılmamalıdır.

Aşure Nasıl Süslenir ve Servis Edilir?

Aşure piştikten sonra birkaç dakika dinlendirilerek kâselere paylaştırılmalıdır. Çok uzun süre tencerede bekletilen aşure koyulaşabilir ve porsiyonlara eşit dağıtılması zorlaşabilir. Kâselere aktarırken buğday, bakliyat ve kuru meyvelerin her porsiyonda dengeli bulunmasına dikkat edilmelidir.

Aşure kâselere paylaştırıldıktan hemen sonra süsleme yapılırsa kuruyemişler karışımın içine gömülebilir. Ayrıca yüksek sıcaklık ceviz, fındık ve bademin yumuşamasına neden olabilir. Kâselerin üzerinde ince bir tabaka oluşması için yaklaşık 10-15 dakika beklemek daha iyi sonuç verir.

Geleneksel bir aşure sunumunda şu malzemeler kullanılabilir:

  • Nar taneleri
  • Ceviz içi
  • Fındık
  • Badem
  • Antep fıstığı
  • Toz tarçın
  • Susam
  • Hindistan cevizi
  • Kuru kayısı
  • Kuru incir
  • Kuş üzümü

Süsleme yaparken bütün malzemeleri aynı anda ve çok yoğun kullanmak zorunda değilsiniz. Aşurenin yüzeyini tamamen kapatmak yerine ana tatlının görünür kalacağı dengeli bir yerleşim daha şık olabilir.

Önce çok az toz tarçın serpilebilir. Ardından orta bölüme nar taneleri, çevresine ceviz, fındık ve badem yerleştirilebilir. Antep fıstığı hem renk hem de aroma kazandırır. Kuru kayısı ve incir parçaları kullanılıyorsa küçük boyutlarda kesilmelidir.

Aşure sıcak, ılık veya soğuk servis edilebilir. Dağıtım yapılacaksa kapaklı ve gıdayla temasa uygun kaplar kullanılmalıdır. Aşure çok sıcakken plastik kaba doldurulmamalıdır. İlk sıcaklığı çıktıktan sonra porsiyonlanması daha güvenli olur.

Aşure ikramında alerjen bilgisi de önemlidir. Ceviz, fındık, badem ve Antep fıstığı sert kabuklu yemiş alerjisi bulunan kişiler için risk oluşturabilir. Kalabalık ortamlarda dağıtılan aşurelerin hangi kuruyemişleri içerdiği belirtilmelidir.

Çocuklara ikram edilecek aşurelerde iri ve sert kuruyemiş parçaları daha küçük doğranmalıdır. Küçük çocuklarda yaşa uygun olmayan sert parçaların boğulma riski oluşturabileceği unutulmamalıdır.

Aşure Nasıl Saklanır ve Kaç Gün Tüketilir?

Aşure pişirildikten sonra oda sıcaklığında uzun süre bırakılmamalıdır. Tenceredeki ilk sıcaklık çıktıktan sonra aşure porsiyonlanmalı veya uygun saklama kaplarına aktarılmalıdır. Hemen tüketilmeyecek aşure buzdolabında muhafaza edilmelidir.

Aşure sıcak hâldeyken doğrudan buzdolabına konulmamalıdır. Çok sıcak bir tencere buzdolabının iç sıcaklığını yükseltebilir ve diğer gıdaları etkileyebilir. Bununla birlikte aşureyi saatlerce oda sıcaklığında bekletmek de doğru değildir. İlk buharı azaldıktan sonra daha küçük kaplara bölmek soğuma sürecini hızlandırır.

Buzdolabına kaldırılacak kapların üzeri kapalı olmalıdır. Açıkta bırakılan aşure hem yüzeyden kuruyabilir hem de buzdolabındaki diğer gıdaların kokusunu çekebilir. Hava almayan cam veya gıdaya uygun kaplar kullanılabilir.

Aşure bekledikçe koyulaşır. Servis sırasında fazla yoğun olduğu görülürse porsiyona çok az içme suyu eklenerek karıştırılabilir. Tencerenin tamamına su eklemeden önce kıvamın gerçekten fazla koyu olduğundan emin olunmalıdır.

Süt kullanılmayan aşure ile sütlü aşurenin saklama dayanıklılığı aynı değildir. Süt eklenen tarifler daha hassas olduğu için daha kısa sürede tüketilmelidir. Her durumda aşurenin görünümü, kokusu ve tadı kontrol edilmelidir. Ekşime, köpürme, olağan dışı koku veya yüzey değişikliği fark edilen aşure tüketilmemelidir.

Aşurenin dondurulması mümkün olsa da çözüldükten sonra tane ve kıvam yapısı değişebilir. Buğday ve bakliyatlar çözünme sırasında daha yumuşak hâle gelebilir. En iyi lezzet için aşureyi taze hazırlamak ve kısa süre içinde tüketmek daha doğru olur.

Süsleme malzemelerini aşureden ayrı saklamak avantaj sağlayabilir. Nar, ceviz ve fındık önceden eklenmediğinde aşurenin yeniden karıştırılması ve kıvamının ayarlanması kolaylaşır. Kuruyemişler de çıtır dokusunu daha iyi korur.

Aşure Yapımı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Aşure yapımında buğday kaç saat bekletilir?

Aşurelik buğday kısa süre kaynatıldıktan sonra sıcak suyunda yaklaşık 8-10 saat veya bir gece bekletilebilir.

Aşureye şeker ne zaman eklenir?

Şeker, buğday, nohut ve kuru fasulye tamamen yumuşadıktan sonra eklenmelidir. Erken eklenmesi bakliyatların geç pişmesine neden olabilir.

Aşurenin kararmaması için ne yapılır?

Buğday iyi yıkanmalı, bakliyatların haşlama suları kullanılmamalı, incir son dakikalarda ve ceviz servis sırasında eklenmelidir.

Aşure neden katı olur?

Buğday ve pirincin fazla kullanılması, suyun az olması veya aşurenin uzun süre kaynatılması fazla koyu kıvama neden olabilir. Aşurenin soğurken de koyulaştığı unutulmamalıdır.

Katılaşan aşure nasıl açılır?

Aşureye azar azar sıcak su eklenerek karıştırılabilir. Ardından kıvam ve tat dengesi yeniden kontrol edilmelidir.

Aşureye nişasta konur mu?

Geleneksel aşure, buğday ve pirincin doğal nişastasıyla koyulaşabilir. Çoğunlukla ayrıca nişasta eklemeye gerek yoktur.

Aşureye süt konulur mu?

Süt zorunlu değildir. Bazı tariflerde açık renk ve yumuşak tat için kullanılabilir; ancak sütlü aşurenin saklama süresi daha hassastır.

Aşureye incir ne zaman eklenir?

Kuru incir pişirmenin son 5-10 dakikasında eklenmelidir. Açık renkli aşure için doğrudan kâselerde de kullanılabilir.

20 kişilik aşure için ne kadar buğday gerekir?

Yaklaşık 20-25 porsiyon aşure için iki su bardağı, yani yaklaşık 350-400 gram aşurelik buğday kullanılabilir.

Aşure kaç saatte pişer?

Ön hazırlık yapılmışsa ana pişirme süreci yaklaşık 1,5-2 saat sürebilir. Süre buğdayın cinsine ve malzemelerin önceden haşlanma derecesine göre değişir.

Aşure sıcak mı soğuk mu yenir?

Aşure sıcak, ılık veya soğuk tüketilebilir. Geleneksel ikramlarda genellikle ilk sıcaklığı çıktıktan sonra servis edilir.

Aşure malzemeleri nereden alınır?

Buğday, nohut, kuru fasulye, üzüm, kayısı, incir, ceviz, fındık ve badem gibi ihtiyaçları Hicret Kuruyemiş’in aşure malzemeleri kategorisinden inceleyebilirsiniz. Temel ürünleri bir arada almak isteyenler Full + Full Aşure Paketi seçeneğini değerlendirebilir